Damak Tadı Sohbetler

damak tadı

damak tadı sohbetler

20 Haziran 2009 ve yeni bir damak tadı sohbetlerde sizlerle beraber olmanın mutluluğuyla geçtim bilgisayarımın başına,umarım geçen haftanız mutlu,sağlıklı ve huzur içinde geçmiştir.

Yaz çoktan geldi akdenize,yakında yüzgeçlerimiz çıkacak ve yazamayacağım diye korkuyorum.Türkiye yeryüzündeki cennet,her köşesi başka güzel,her köşesi ayrı bir özellikte,ülkemizin kimi yeri karlarla kaplıyken kimi yerlerde denize girilebiliyor,hem doğu hem batı motiflerini bünyesinde barındırabiliyor aynı anda,her ne kadar özgürlük diye bağırılışlar olsa da herkes aslında özgür…

Bugün de sizlerle kısa bir hikaye paylaşmak istiyorum.İki kardeş varmış,birlikte odunculuk yaparlarmış.Kardeşlerden biri sabah ezanıyla kalkar,ayaküstü bir şeyler atıştırır hemen yola çıkarmış,gün boyu mola vermeden çalışır,geç saatte eve dönermiş.Diğeri sabah kalkar güzel bir kahvaltı yapar,öğlen yemeğini hazırlar yanına alırmış sonra yola düşermiş,öğlene kadar çalışır,öğlen yemeğini yer dinlenir sonra işe koyulur,hava kararınca eve dönermiş,yemekten sonra erkenden yatarmış.Bu böyle bir zaman geçmiş ki bir gün erken kalkan kardeş demiş “haksızlık oluyor bütün işi ben yapıyorum aldığımızı ikiye bölüyoruz” diye.Diğeri “nerden biliyorsun,yarış yapalım istersen”demiş.Ertesi gün yarış yapmışlar,herkes aynı tempoda çalışmış gün sonunda kesilen odunlara bakmışlarki erken kalkanın odunları daha az,bu sürpriz sonuçtan sonra erken kalkan şaşırmış”nasıl olur”demiş.Diğeri açıklamış”sabah uykumu almış olarak kalkıyorum,kahvaltımı tam yaparak düşen kan şekerimi yükseltip bedenimi enerjiyle dolduruyorum,öğlen mutlaka yemek yiyorum,güçten düşmemek için ve dinlendiğim sırada baltamı bileliyorum ki daha keskin olsun diye,vücudum yorulunca paydos yapıp eve dönüyorum yemeğimi yedikten sonra vücudumu dinlendirmek için erkenden yatıyorum.Sen ise uykunu almadan kalkıyorsun,doğrudürüst bir şeyler yemeden yollara düşüyorsun,zaten düşmüş olan kanşekerini yerine koymadığın için halsiz düşüyorsun,öğlen yemek yemediğin için zayıflayan bedenin gün boyu kör baltayla daha da yıpranıyor,benim enaz 5 oduna karşılık sen 1 taneyi zor kesiyorsun,üstelik hınçla sağa sola düşüncesizce vuruşundan dolayı bedenin normalden daha da yorgun düşüyor,geç saate kadar çalışı geç yatıyorsun,bu kısır döngüde enerjini her gün biraz daha kaybediyorsun.”deyince erken kalkan yaptığı yanlışlığı öğrenmiş,kardeşine teşekkür etmiş ve düşüncesinden dolayı özür dilemiş.O günden sonra iki kardeş,sistemli bir şekilde çalışmışlar,mutlu bir şekilde ömür geçirmişler….

Konuyla alakası yok farkındayım ama yine de sizlerle paylaşmak istedim.Damak tadında sohbetlerde haftaya da buluşmak dileğiyle arkadaşlar,sevgiyle kalın.

Ayşegül Eyisoy

admin

17 Aralık doğumluyum,iki çocuk annesiyim,güzel olan şeyleri ve paylaşmayı seviyorum, zamanla insanın öncelikleri, düşüncesi,istekleri nasıl da değişiyor,bir gün kendine geldiğinde bakıyor ki o anne babasının yerini almış...zamanı yakalamak lazım,yaşam sabun köpüğü gibi ellerimizin arasından kayıp gitmeden... Yolu sevgiden geçen hünerli ellerle bir gün buluşmak dileğiyle..

June 20, 2009 Post Under Benim Yazılarım, Damak Tadı, Kısa Hikayeler and Mutfak - Read More

7 Responses to “Damak Tadı Sohbetler”

  1. nesrin says:

    merhaba arkadaşım kır çiçekleri güzelliğinde bir gün dilerim

  2. belguzar says:

    merhaba sevgıler

  3. simal says:

    selam teyze

  4. mineakbas says:

    iyi geceler arkadaşım güzel sağlıklı bir haftaya başlamanı dilerim

  5. iyi geceler,ben geldim mutlu ve huzurlu bir pazar günü geçirmeni dilerim,

  6. Babalar Gününüz Kutlu Olsun Sevgiyle,Saygıyla vede Sağlıkla Mutlu Esen Kalın Allaha Emanet Olun Saygılarımla http://sukruyilmaz.net/img/tsk4.jpg

    BABA

    Bir gün daha bitti, gün akşam oldu,
    Yolunu bekledim, gelmedin baba.
    İçime tarifsiz bir hüzün doldu,
    Sensiz ne haldeyim bilmedin baba.

    Mesai son buldu, saat beş buçuk,
    Güneş benim gibi solgun ve uçuk,
    Baba diye ağlar şurda bir çocuk,
    Babalar ölür mü, ölmedin baba.

    Evimiz neşesiz sen yoksun diye,
    Komşu erzak verdi, açız sevgiye,
    Bir muhabbet kurduk laf olsun diye,
    Bugün aramızda olmadın baba.

    Annem bahçemizde odun kırıyor,
    Ninem gözyaşıyla seni soruyor,
    Bizi, yetim diye Allah koruyor,
    Neden yanımızda kalmadın baba?

    Evimiz hüzünlü, avluda sam var,
    Gündüzler bir garip, gecede gam var,
    Üstümüzde kırık dökük bir dam var,
    Kapıyı açıp da dalmadın baba.

    Bugün soframızda sevdiğin yemek,
    Şükür hanemizde verdiğin emek,
    Kader dedikleri bu imiş demek,
    Bir lokma al desek almadın baba.

    Ne zaman bitecek annemde bu dem?
    Her gün gözünde yaş, kirpiğinde nem,
    Yakında yolcuya benziyor ninem,
    Oralardan selam salmadın baba,

    Dün sabah, maziyi dedeme sordum,
    Geçmişi dinledim irkildim durdum,
    Halime şükrettim saati kurdum,
    Yüküm ağır geldi, bölmedin baba.

    Unuttuk günleri, unuttuk ayı,
    Halka ekledikçe çoğaldı sayı,
    Halimizi sormaz amca ve dayı,
    Sen de sağlığında gülmedin baba.

    O engin sevgini sevgime ördüm,
    Gözümün yaşını içine dürdüm,
    Sararmış resmini duvarda gördüm,
    Beni böyle mutlu kılmadın baba?

    Bugün kardeşimle okula gittik,
    Hocam seni sordu tükendik, bittik,
    Kendi içimizde kaybolup yittik,
    Nemli gözümüzü silmedin baba.

    Kabrini sulamış rahmetin suyu,
    Gönlümüz seninle, sen rahat uyu,
    Hayat önümüzde bir derin kuyu,
    Sen ki, sağlığında yılmadın baba.

    Biz seni aradık yeşil yaprakta,
    Gayrı yatıyorsun kara toprakta,
    Diyorlar ki, baban çok çok uzakta,
    Gelip de bizleri bulmadın baba.

    Alıntı:Rabia BARIŞ
    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=29316&siir=643934

Leave a Reply

Blog Widget by LinkWithin