Category Archives: Anılarda Yolculuk

Tatil Zamanı

12195755_1194611060556198_6148272214141358087_nHani bazen her şeyi bırakıp gitmek ister ya insan,ben de o durumdayım işte…

Şöyle uzak diyarlara gitmek istiyorum,ıssız bir ada bile olabilir.Sabah güneşi yüzümü ısıtınca uyansam da gözümü açmasam,kuşların sesleri ile güllerin kokusu sarsa sabahları,sade bir kahve alsam dnize karşı,ayaklarımı kumlara bassam,deniz kabukları toplasam kavanoza,deniz kumlarından bir tutam eklesem içine,deniz suyu ile tamamlasam,sıkıca kapatsam kavanozun kapağını,hayallerimden uyanırken yanımda götürsem,hayat üstüme geldikçe baksam,dalsam derin denizlere,duymasam hiç bir şeyi,görmesem  bir şeyleri,sadece kuş olup uçsam,gitsem maviliklere…..

Tatil zamanı geldi yine,çocuklarımın kursları,evim,bahçem arasında gidip gelirken araya tatil hayallerini sıkıştırıp,en kısa zamanda  kaçmayı ayarlamam lazım…

 

Mezuniyet Anısı

1mKızımdan sonra bu sene de oğlum mezun oluyor.Daha dün gibi okula ilk başladığı gün,zaman ne çabuk geçti.

Küçük tatil kasabamızdan okulların açılmasına 2 gün kala Konyaya taşınmıştık.Okulların açıldığı gün kahvaltı yaparken,Rauf bir türlü kahvaltı yapmıyor,tatsız tuzsuz dolaşıyordu.Karnım ağrıyor bugün gitmesem olur mu deyince olay anlaşıldı.Neden çekindiğini sordum:hepsi ablam gibi büyüktür,gitmek istemiyorum,gitmesem olmaz mı demişti.

Bir saatin sonunda anlaştık.Kahvaltı yapıp okula gidecektik.Sınıf arkadaşlarına bakacaktık.Kendi gibi miniciklerse bir kez daha düşünecektik.

Okula gittik,sınıfımıza kadar heyecandan kalbimiz duracaktı.Sınıfımıza gelince baktık,hepsi bizim boyumuzda,sonra öğretmenimiz Demet Hanım geldi.Yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.Raufum bana baktı,gülümsedi.Ablası gibi” anne,sen gidebilirsin ama beni almayı sakın unutma”,dedi.

Demet Hanım,Şerife Hanım,Ayla Hanım,emeklerinize sağlık,oğlum sizlerle okulu sevdi,hayaller kurdu,hikayeler yazdı,şiirler yazdı.

Mühendis olmak istiyor canım oğluşum,robot yapabilmek için devre çalıştı,tam bir bilgisayar kurdu,çok kitap okudu yaşına rağmen,piyano çaldı,basket oynadı….

Ve şimdi … mezun oluyor,yolun açık olsun,rabbim iyilerle karşılaştırsır,güzel yazılar yazsın…

Okul Pikniği ve Yaz Tatili

100_3040Bir yaz daha geldi,okulumuzun gelenekleşmeye başlayan bir pikniği daha yapıldı.Çocuklar kuşlar gibi şendi,bütün bir yıl bekledikleri pikniğe su tabancalarıyla katıldılar.Tanıdık,tanımadık herkes katıldı,uzun süre oynadılar,baştan aşağı ıslandılar,değiştiler,çimlerin üstünde kuruttuk ,3-4 posta üst değiştiler,zorla ayırdık sudan…sonrasında bir acıktılar bir acıktılar….

Dönerler pişene kadar,yanımızda ne varsa bitirdi çocuklar.voleybol oynadılar,futbol oynadılar,istop oynadılar,yarışlar yaptılar.

Çocuklar öğretmenleriyle gönlünce eğlendiler.Pikniği düzenleyen müdürümüze,öğretmenlerimize teşekkür ederim.2017 pikniğini şimdiden bekliyoruz….

Her Yerde Kar Var

07Ankara’ya kar yağdı.Çocuklarla Simit Cafe’ye kahvaltıya gittik.Sonrasında kartopu oynadık.Kardan adam yaptık.Çocuklar kaydılar.Dönüşte sırılsıklam olmuştuk.Sıcak çikolata yaptık.

Aradan bir kaç gün geçti.Yerler buz,yer yer sulu karlarla kaplı ve bayır olunca yürümek işkence oldu.

Doğuda yaşayanların Allah yardımcısı olsun.Hava şartları,yaşam şartları çok zor.Bu sene tüm dualarım orada yaşayan masum insanlar için,zamanı geriye çevirmek mümkün olsa,bu yaşananlar hiç yaşanmasa,doğu ve batıya eşit imkanlar tanınsa,çocuklar üzülmese,ağlamasa….

Bir zamanlar Kocaeli’de yaşıyordum.Sefa Sirmen Büyük Şehir ünvanını almak için uğraşıyordu.Sanayi yeri olduğu için tüm binalar soluk ve gri renkteydi.Binaların var olan renkleri solmuştu,kışın burnunuzu sildiğinizde peçete simsiyah çıkardı.Ben hayret ederdim,büyük şehir ısrarı için,farklı bir çabaya ihtiyaç vardı oysa,binalar renk renk boyansa,en güzel balkon yarışmaları düzenlense,balkonlar çiçek açsa,parklar yeniden düzenlense,yol kenarlarına banklar,çiçekler yerleşse,fabrika bacalarına filtreler konsa,sıkı denetimler yapılsa,denize atıkları dökülmese ne güzel olurdu.Büyük şehir olayı kendiliğinden gelse,her yer renklense süper olurdu.Büyük şehir üvanı alındı ama o kasvetli hava hala üstünde şehrin…

Doğuda yaşamak farklı olsaydı,eşit olsaydı,okullara,sanata,bilime önem verilseydi,bugün bunlar belki de yaşanmazdı.Hala geç kalınmış sayılmaz,zor ama imkansız değil…..

Teknoloji Hayatımızda

bBir akşam telefon çaldı,arayan ablamdı.”TRT1 de seksenler diye bir şey var,çabuk  aç,sonra konuşuruz”,dedi.O günden beri seyrediyorum.İnternetten önceki bölümleri de seyrettim,her seferinde çocukluğuma gidiyorum.Biblolar,kıyafetler,eşyalar,espriler,olaylar…hepsi hatırladıklarımdan,nasıl yakalamışlar,nasıl bulmuşlar,süperr…

Bir gün oğlum ameliyat oldu,geniz et ve bademcik ameliyatıydı ve çok zor geçti.4 yaşlarındayken,Anamurda teşhis konulmuştu,”Büyüyünce geçebilir ve çok küçük “dediler,olmadı.Konya’da “alerji” dediler,”geniz eti yok ” dediler.Ankara’ya gelince “alerji de geniz eti de yok”dediler.Bir akşam uyku tutmadı,çocuklarımın üstlerini kontrol ederken,oğlumun nefesini tuttuğunu farkettim.Ertesi akşam yine kontrol ettiğimde,aynı şeyi daha sık yaptığını gördüm.Artık hırıltılı nefes alıyordu ve ses her yerden duyuluyordu.Ders çalıştırırken,nefesini yine tutunca,sordum,rahatsız etmemek için olduğunu söyledi.Öğretmeni de durumdan rahatsızdı,”nefes alırken zorlanıyor,çok üzülüyorum,çaresi yok mu”diyordu.İyi bir çocuk doktoru var dediler,sabah erkenden gittik.Film çekildi,filmde herşey ortadaydı.Toplu iğne kadar hava için yer vardı ve yetersizdi,boğazda kapanmıştı.Bu zamanla daha kötü sonuçlar doğurabilirdi.2 gün sonra ameliyata alındı,geldiğinde baygındı,çok geçmeden ağzından ,burnundan kan gelmeye başlayınca acil tekrar ameliyata alındı,onunla gelenler evlerine gitti ama o kendine gelemedi,zor ayıldı.Doktor,hiç boş yer kalmadığını,üzüm salkımı gibi her bulduğu yere yerleştiğini söyledi.İşte onun için duyduğum endişe,yanlış karar almama sebep oldu.

Tablet aldım,iki çocuğum var,ikisine de aldım.3 senedir mücadele veriyoruz.Kaldırdım  olmadı,sınır koydum olmadı.Her şeyin önüne geçti.Bu sene biraz daha iyi kullanıyorlar.Odalarını topluyorlar,müzik ve spor kurslarına gidiyorlar,testlerini çözüyorlar.Yine de akşam olunca herkeste bir teknoloji ve ben ortada dolanan bir tip oluyorum.

Otobüste,yolda,her yerde tabletler,telefonlar,kimse konuşmuyor,gerekte duymuyorlar.Seksenleri çok üzlüyorum,dostlukları,aile bağlılıklarını,akşam sohbetlerini özlüyorum…

Kot Mont

Rauf ve Maceraları

Yazının başlığına bakıp,kot mont hakkında bir şeyler bulacağını düşünenler,malesef biraz farklı tarzda bir şey bulacaklar.Bazen hayat bizi o kadar yorarki etrafımızda olan biten şeylerin farkına varamayız.Yaşadıklarımız içinde ciddi olmaya konsantre olunca da her şeyden bir tat alma fikri bile tozlu raflarda yerlerini büyük bir titizlikle korumaktadırlar.

Geçen sabah ,minik kelebeğim oğlumla okul yollarındaydık.Her sabah bir ayrı macera ile uyanıyoruz.Bu dönem sabahçı olduk.İlk gün kaldırdığımda,anne eminmisin bu saatte gideceğimize,bir daha düşün ,belki sen yanlış anlamışsındır dese de saatimizde yollara düşmüştük.Yine de içinde bir yerlerde hala erken olduğu düşüncesi olduğundan,sıcacık yatağımdan neden çıkardın,herkes uyuyordur şimdi,okulda bizden başka kimse gelmemiş olursa,sessizce geri dönelim demişti.Malesef  herkes gelmişti.Şimdilerde alıştık,erken yatıp erken kalkmaya….

Havalar biraz iyileşmeye başlayınca,kabanları kaldırdık,kazakların da yünlü olanları kalktı.Kışlık yorganlar falan yine mevsimliklerle yer değiştirdi.Oğlumu okula bırakırken gömlek üstüne kot mont giydirdim.Okula varmadan,”montunu asmayı unutma,sınıfınız sıcak oluyor” deyince,”anne uyanamadın sanırım,mont giymedim bugün” dedi.”üstündeki de mont,buna kot mont diyebilirsin” deyince gülmüştü.Çok komik olduğunu söyleyip gülmeye başladı.”Kot mont öyle mi,Allah Allah,kot mont ” deyip gülerek  okul kapısından içeri girdi.Binaya girmeden “anne,kot mont” dedi muzipçe sonra da sınıfa girdi.Kendimi eve dönerken gülümser halde buldum.

Öğlen almaya gittim.Benden ayrıldıktan sonra sınıf koridorunda ayakkabılarını değiştirirken diğer arkadaşları da oradaymış.”Arkadaşlar bunun ismi ne biliyormusunuz” sorusuna cevap olarak bir sürü söyleme şekli almış.”Bilemediniz,buna kot mont denir” deyince koridordaki çocuklar da gülmeye başlamış.Sonra da fikir üretmeye başlamışlar.Biri demiş sağ tarafı mont,sol tarafı mı kot demiş,bir başkası yok demiş önü kot arkası mont demiş,bir diğeri de altı kot,üstü mont demiş,işin içinden çıkamamışlar.Sonra oğlum sordu,”bunun neresi kot,neresi mont ” diye…. 

Hala gülümsüyorum,kotu sadece pantolonda bilen çocuklara biz bildiğimizden önemseyip söylemediğimizi farkettim,neden kot olduğunu…ve bunun gibi bir çok ayrıntı var,biz biliyoruz diye onlarında bildiğini düşündüğümüz…İsim ararken komik isimler verildiği çocukların gözünden bakınca anlaşılıyor.

İyi bir gece diliyorum gönül dostları,hayat o kadar da ciddiye alınacak bir şey değil,ayrıntıları kaçırmadan,gülümsemeyi unutmadan,sağlıklı,huzurlu ve mutlu bir ömür geçirmeniz dileğiyle,sevgiyle kalın

Ayşegül Eyisoy