Kader ve Kırık Bir kulp
Babannemin üzüm bağları vardı,her yaz tatile oraya giderdik.Babam bağ işi bana göre değil deyip gençliğinde ayrılmış yanlarından,sonra akrabalarının yanına gitmiş.Bir yatılı okula yerleşmiş ve okuluna devam etmiş.Hafta sonları arkadaşlarıyla geziyorlarmış,cafe de birer kahfe içip,sinemaya gidiyorlarmış.Yine bir hafta sonu arkadaşlarının kız arkadaşlarıyla buluşmasından dolayı yalnız gezmek zorunda kalmış.Aynı cafeye gitmiş aynı kahveyi söylemiş ama aynı tadı alamamış.Sinemaya gitmiş,kararlaştırdıkları filmi seyretmiş ama aynı keyfi alamamış.Sinemanın karşısındaki parka gitmiş ve bir banka oturmuş.İnsanlar ne kadar da mutluydular,gülüyorlar,sevdikleriyle sohbetler ediyorlar,kimi yürüyüş yapıyor,kimi bisiklete biniyordu.Birden gözü karşı göldeki ördek ailesine takılmış ve onlara yüzünde kocaman gülümseyişle simit parçaları atan genç kıza,istemeden kendisinde de kocaman bir gülümseyiş yerleşmiş.Ayakları kıza doğru götürmüş…
Annem güzel bir kızmış,anne ve babasını bir uçak kazasında kaybedince anneannesinin yanına yerleştirmişler.Anneannesi onun üstüne titremiş hep,küçük bir fırınları varmış beraber işlettikleri ve muhteşem pastalar yapıyorlarmış,kurabiyeler,kekler,poğaçalar,kuruasanlar ve çikolatalar,o gün yine bir müşterinin doğum günü pastasını götürmüş,dönüşte parka uğramış,elindeki kesekağıdına sarılı kuruasanı bitirmiş ama simitten ördeklere vermeden yapamamış,oturduğu banktan kalkıp ördeklerin yanına gitmiş.Unutmuş her şeyi,bir an ailesiyle yaşadıkları çiflik gelmiş aklına,ördekleri varmış,annesi gelmiş aklına onu sıkıca saran kolları ve babası gelmiş sevgiyle ailesine kol kanat oluşu,yüzünde kocaman bir gülümseyişle kopmuş bulunduğu mekandan…
Birden gürültü ile kendisine gelmiş,bir grup çocuk elinde balonlar şarkı söyleyerek ,oyunlar oynayarak o gün kurulacak panayıra gidiyorlarmış.Hepsi rengarenk giyinmişler,yüzlerini boyamışlar…İşte o anda babamla gözgöze gelmişler,ikisi de gülümsemiş.O günden sonra her hafta sonu hep o parka gitmişler,gözleriyle birbirlerini aramışlar derken bir sonbahar günü tanışmak kısmet olmuş,hava serinmiş ve babam annemi kahve içmeye davet etmiş,annem de kabul etmiş….
Bunları teyzemden dinledim,evliliklerinin ilk günlerinde itiraf etmişler.Mühendislik fakültesini kazanıp avrupaya ilk gidişimin ardından nasıl gözyaşı döktüklerini,başarılarımın haberleriyle nasıl mutlu olduklarını anlattı…
Yıllar sonra evimize ilk gelişim,annemi ve babamı hayat aldıktan sonra mutluluğumuzun dolup taştığı evimize girememiştim,ilk evlendikleri günden beri orda aşklarını yaşadıkları,huzurla yaşamlarını sonlandırdıkları odalara ilk girişimdi,onları özlediğimi farkettim.Eski albümleri çıkardım,resimlerde gezdim.Sonra küçük bir sandık dikkatimi çekti,daha önce hiç görmemiştim.İçini açtım,içindekiler beni çok şaşırttı,annemin ve babamın birbirlerine yazdığı mektuplar,benim onlara yazdığım mektuplar,benim tüm resimlerim,gazetelerde çıkan yazılarım ve başarı öykülerimin küpürleri sonra kırık br kulp çıktı ve zarfı kapalı bir mektup,üstünde adım yazılıydı,mektubu aldım ve o parka gittim…
Bir süre sonra mektubu açtım,
“Sevgili oğlum,senin doğumunla evimize bir güneş doğdu.Sen hep bizim için o kadar özel oldun ki,sakin ve çalışkan bir çocuktun,ilk eğitim için bizden ayrıldığında yüreğim dayanmayacak sandım…sen gittikten kısa bir süre sonra baban rahatsızlandı ama endişelenir okulunu bırakırsın diye sana bir şey söylemedik.Okulunu bitirip evlenip orda yaşamaya karar verdiğini söylediğinde de mutluluğuna engel olmak istemedik,düğünün ertesi günü uçakla gelişimiz ameliyat içindi,ameliyat çözüm olmadı,doktorlar günlerinin sayılı olduğunu söylediler,artık çok yaşlandık,metin ol…
Dada 5 yaşında değildin bir gün bir kozalak getirmiştin,anne bunu sakla demiştin.Bir sene sonra kozalağı gördüğünde anne bunu burda neden tutuyorsun atsana dediğinde ben yine de senden bir parça diye atamamıştım.7 yaşında anneler gününde bana bir fincan hediye etmiştin,ağzı sıkı sıkı kapalı bir fincandı,belki onu da unutmuşsundur.Neden kapalı bu fincanın ağzı deyince,içine öpücükler doldurdum,ben yanında yokken her üzüldüğünde,beni özlediğinde açarsın bir öpücük çıkar yanağına konar demiştin.Hayatımda aldığım en güzel hediyeydi.Baban son ameliyatını olurken ikimizinde yanındaydı,sürekli kapağını açtık güç bulmak için,sen hep yanımızdaydın…Baban son nefesini verdiğinde elindeydi ve son kez açmıştı kapağını,parmaklarının arasından kayıp gitti,paramparça oldu,kulbu kaldı.Kulbunu sakladım,öpücüklerini hep yanımda hissettim…
Artık yolun sonuna geldiğimi hissediyorum,torunlarımı öp,seni çok ama çok sevdiğimizi,seninle hep gurur duyduğumuzu sakın unutma,yalnız değilsin,eşin ve çocukların güç verecektir sana,odamda komidinin üstünde o kozalak ve yanında ağzı sıkıca kapalı bir fincan bulacaksın,sevgimi içine bıraktım,ihtiyacın olduğunda kapağı hafif aralarsın…
Sevgilerimle
Annen”
devam edecek…




