Savurdum Üzüntülerimi
Gece ne kadar da uzun gelmişti,minik misafiri ateşlenmişti.Ateş düşürücü verdi,ılık soğuk arası duş aldırdı,yarım saatte bir ateşini ölçtü,ıslak bezi eksik etmedi,eklem yerlerinden,avuş içinden,ayak altından ve ensesinden,sabaha karşı ancak düşmüştü.Küçük bir kasaba da oturuyor olmak,arabanın tam da tamirde olduğu zamana denk gelmesi hayli yıpratıcı etki yaratmıştı ateşin düşmemesiyle birlikte….
Ablasının 8 yaşındaki kızı bir haftadır kendisinde misafirdi.İlk önceleri istememişti,daha önce küçük bir çocukla hiç kalmamıştı,nasıl yapacaktı,anlaşabilecekler miydi,panik yapmıştı.Ablasının hasta olduğu haberini alınca çok üzülmüştü,saraya bakacak kimse yoktu .Uzun zamandı inzivaya çekildiği bu küçük kasaba da yazdığı kitaplar,gazetedeki köşe yazıları,sahildeki deniz kabukları tek arkadaşıydı.
Sara gelmişti,gelişiyle tüm endişeler silinmişti,farklı günler kapıdaydı.Kocaman gülümseyişiyle teyzesine baktığında,halledeceğiz,panik yapma der gibiydi…
Gece Ateşi çıkınca nasıl panik yapmıştı,sonra hayatını düşündü.Tek başına yalnızlığı seçmişti,yazıları,kendi hayal dünyası ile vakti geçiyordu,hiç te şikayetçi değildi.Sara neden çocuğunun olmadığını sorduğunda cevap verememişti.Gece düşünecek kadar uzundu,keşke geçmişi geriye getirebilseydi,bazı şeyler için artık çok geçti….
Sara ile yeni keşfettiği hayat ona yeni ve heyecan verici geliyordu,yeni şeyleri birlikte keşfediyordu.Yaş farkı çok olsa da acemilik,merak birbirinin aynı dozundaydı.Sıfırdan hayatı yaşamak korkutsa da macera doluydu.Yazarken kabuğuna çekilmesi gerekmediğini gösterdiği için minnettardı Sara’ya ,tüm gece dua etmişti.Keşke daha önce görebilseydi bazı şeyleri ve duvarlar örmeseydi etrafındakilere karşı…
Devam edecek….


