Archive for the “Konya Maceraları” Category

Hamburger ve Fiyasko

Hediye Operasyonu

Hediye Operasyonu

Hafta sonu çocuklara sinema sözüm vardı,sinemaya gittik.Onların çok istediği benimse hazır olmadıkları için seyretmelerinden pek hoşlanmadığım hediye operasyonu vardı.Tentenin maceralarını ve pandayı kaçırınca mecburen biletimizi aldık.3D bir filmdi.Film saati gelene kadar yemek olayını halledeyim istedim.Burger King hamburgerlerinden aldık.Ayranla iyi gider diye düşündüm.Hazır gıdayı ve fast food tarzını pek sevmeyen biri olarak çocuklarımın alışkın olmadıkları bir tarzdı hamburger….

Bir zamanlar çalışırken vazgeçemediğim hamburger lezzetinden eser kalmamıştı.Eskiden bildiğimiz köfteden yapılırdı.Şimdiyse hazır dilim köfte kullanmışlar,hani şu marketlerde satılanlardan…sürekli yiyenler belki aradaki değişmenin farkında olmayabilirler ama ben ilk zamanlarından 20 yıl öncesinden bahsediyorum.O zamanlardaki tattan eser kalmamış.Burger Kinge hiç yakıştıramadım.Yanık hazır kağıt gibi köftelerden oluşan hamburger fiyaskomuzdan sonra filme gittik.Güzeldi,sonlarında ben yine sulugözlü biri olarak ağlamaya başladım.Baktım bitmek üzere çocuklara çaktırmadan silmeye çalıştım gözyaşlarımı,çizgi filmde ağlayan tek benimdir heralde….

December 8, 2011 Post Under Benim Yazılarım, Konya Maceraları and Mutfak - Read More

Konya Maceralarım

Ayşegül Şen

Ayşegül Şen

Okullar açılmadan üç gün önceydi Konya’ya taşınmamız.10 yıl geçmişti küçük tatil kasabasına gidişimin üstünden,hüzünlü de olsa ayrılışımız,çocuklarımızın geleceği için ayrılmak zorunda kalmıştık.Ayrılırken bir kez daha baktım o masmavi denize,kasabaya has kokuyu son bir kez daha çektim içime……

Konya ,öğrenciliğimin bir kısmının geçtiği şehir,burda tanıdığım o güzel insanlardan dolayı mı yoksa bağımsızlığıma ilk adımı atışımdan dolayı mı bilmem hep ayrı bir yeri oldu gönlümde…ve şimdi 4 kişilik kocaman  ailemle geldim bu şehre…..Allah sonunu hayır eder inşallah…..

Konya ya geldikten sonra aksilikler bir türlü bırakmadı,önce ekmek makinem bozuldu,sonra çamaşır makinem şimdide bulaşık makinem sorun çıkardı.Buzdolabım gelmeden bir elden geçti.Hepsi artık değiştir bizi der gibi ama ısrarla değiştirmeyeceğim,son damlasına kadar yaptırıp kullanmayı düşünüyorum.Allah nasip eder de bir evim olursa oraya sıfır almak düşüncesindeyim.Bir tek ekmek makinem yapılmazsa çok üzüleceğim.King marka süper bir makine ve benim resmen elim ayağım gibi….

Oğlumun okul aidatını yatırıp bankadan çıkmıştım ki,bir bayan gördüm elinde pazar poşetleri yürüyordu.Giyim tarzı ve görünüşü rahmetli anneme o kadar çok benziyordu ki,dalmışım,annem geldi aklıma,her hafta pazarda kim neyi sever alırdı,üşenmez en zor yemekleri bile keyifle sevdiklerine yapardı.Özlediğimi farkettim,kendime geldiğimde yolun ortasındaydım ve bir arabanın acı fren seslerini duydum.Direksiyonu kırdı ama arabanın durması zaman aldı.Bir dosya kağıdı kadar mesafe kaldı aramızda…Bazen saatler geçmek bilmiyorya bazen de kısa bir ana o kadar çok şey sığıyor ki anlatamam,arabayı farkettiğimde çocuklarım geldi gözümün önüne,savunmasız ve yardıma ne kadar muhtaç oluşları,onlar için geldiğim bu şehirde onlara bir şey öğretemeden gitmek istemeyişim,Allahım dedim,çocuklarım için beni koru,gözlerimi kapattım,başka yapılacak bir şey yoktu,başka arabalarda geçtiğinden ileri ya da geri hareket etmem mümkün değildi…..

Leyla gibi geçen bir kaç günün ardından,bir sabah çayın altını söndürdüm ve kendime bir bardak çay doldurmak için demliği elime aldım ki,sap elimde kaldı,ne olduğunu anlamadan sıcak su üstüme döküldü.Soğuk duşa girdim hemen,bir arkadaşım aradı ve yumurta akını çırpıp sür deyince bir umut denedim.Hemen katılaşıyor zaten ve yanan yerdeki izlerin hepsini alıp götürüyor ve hiç iz bırakmıyor,aklınızda bulunsun…..

Konya,canım Konya ve benim yaşadıklarım…..kazalar bir türlü bırakmadı beni,çocukları okula götürüp getiriyorum,alışverişler,fatura ödemeleri,ev işleri derken kazaları da araya sıkıştırmak ,beceri ister sanırım……

Yeni evimde tüllerim ve camlar bir türlü anlaşamadılar ve yeni denemelerde bulunuyorum ara ara,bir gün mutfağımda farklılık yaratmak istedim,perdelerini değiştirmek için merdivene çıktım,birini taktım,diğerini takarken tansiyonum mu düşüyor diye düşünmeye bile fırsat kalmadan merdiven kapandığıyla yere yapıştırdı beni,belim ve canım öyle acıdı ki,öyle bağırmışım ki anlatamam.Çocuklar hemen yanıma geldiler,kızım düşerken kaloriferin çizdiği yerlerdeki kanları silerken,6 yaşındaki oğlumda beni sorguya çekti.Başını çarptın mı anne,bizi hatırlıyor musun,ben kimim,neredeyiz,senin adın ne gibi sorulardan sonra tamam dediler bir şey yok,dayan sakın ölme,seni buradan kaldıracağız,yavaş yavaş kalkalım elimizi tut dediler.Aslında ben beyaz bayrak bile çekmiştim düştüğümde,bundan sonraki hayatım böyle mi geçecek diye endişe içindeyken,iki minik elin yardımı sayesinde kalktım.

Şimdilerde daha dikkatliyim,bana verilmiş şansımı harcamak istemiyorum.Çocuklarımın üniversiteye gittiklerini ,mutlu bir yuva kurduklarını görmek istiyorum.Allah hayırlısını versin,iyi insanlarla karşılaştırsın hepimizi,çocuklarımızı korusun.

November 19, 2011 Post Under Benim Yazılarım and Konya Maceraları - Read More
Page 1 of 11
Blog Widget by LinkWithin