Archive for the “Kasabada Hayat” Category

Dolunun İzleri Siliniyor

seralar

seralar

12 Mayısta kasabayı dolu vurmuştu.Kasaba da seralarda değişiklikler yapılmaya başlandı.Seralardan camlar temizlendi,bazıları boyunu uzatıp üste naylon takacaklar,bazıları yine yola cam takarak devam edecekler,kimi komple kaldırıp ev yapıyor,kimi isedaha büyük naylon seraya çeviriyor.Her yerden hala cam sesleri geliyor.Havalar ısındı,yaylacılar seraları ustalara bırakıp yaylalara göç ettiler.20 dk süren yumurta büyüklüğünde deprem kasabadaki hayatı daha da zorlaştıracak anlaşıldı.Hayırlısı olsun,sevgiler

Dolunun kırdığı seralar

Dolunun kırdığı seralar

Cam seralar

Cam seralar

Sera

Sera

Sera da cam temizleme

Sera da cam temizleme

Seranın temizlenmiş hali

Seranın temizlenmiş hali

Kasabada Hayat

Biber

Biber

domates

domates

Ayrık otu

Yabani ot

2011 senesinin ilk sebzelerimin resmini çektim,domateslerim şimdiler de kızardı,menemeni daha bir lezzetli sanki,yemeklerde salça yerine domateslerimi kullanıyorum,bunu yazmak,düşünmek ve o lezzetle mest olmak büyük keyif inanın,benim bir arkadaşım vardı balkonunda büyük saksı da domates yetiştirirdi,şimdilerde anlıyorum onun koparıp bize kahvaltıda çıkarışında yüzünde yer alan mutluluğu,canım annem de limon yetiştirmişti 80′li yıllarda,limon yetiştirmek isteyenler aşı yaptırmak zorunda olduklarını unutmalılar öncelikle,domateste öyle bir sorun olmuyor,bodur ağaçlar var 1 yılda 5 yaşında çocuk boyunda oluyor,meyve vermeye başlıyorlar.Site bahçesine aslında limon,portakal,mandalina,elma ağaçları,patlıcan ağaçları,ıhlamur çiçekleri ekilebilir.Deprem bölgesinde yaşıyorsanız mutlaka bahçesi olan bir yere yol kaldırım kenarlarına bir ağaç ekiniz,zararı olmaz size inanın.1999 marmara büyük depreminde cebinde insanların parası vardı ama herkes aynı durumda olduğundan açık bir yer yoktu,sağlam kalan evlerden dolaplarda ne varsa indirmiştik bir kaç gün direnebilmiştik.Bahçelerinde bir şeyler ekili olanlar vardı,rahat etmişlerdi.Biz belediyeden çadırımızı alınca canım babam hemen öbek öbek maydanoz,nane,marul,soğan gibi bulabildiği her şeyden küçük küçük ekmeye başlamıştı….

Bulunduğum yerde sebzeler gözü kapalı yetiştirilmiyor,ziraat mühendislerinin kontrolünde yetiştiriliyor.İlk günden anlaşılıyor daha sonra da düzenli aralıklarla kontrolleri oluyor ya da sorun çıktıkça gelip ek olarak kontrol ediyorlar.Bu şekilde verimi daha iyi nasıl arttırabilirsiniz onu öğreniyorsunuz.

Biber yetiştirmek güzel,toprakla uğraşmak güzel ve antistres ilacı ,kendi yetiştirdiğiniz sebzelerle sofranızda yemeğiniz olursa altın değerinde oluyor.Nasıl yetiştiğini biliyorsunuz daha güvenle yiyorsunuz.Dolmabiberimiz,acı kılbiberimiz,tatlı sivribiberimiz,patlıcanımız,domatesimiz,salçalık biberimiz kapaklarımızda,marul,bezelye,soğan,patates,bahçede,salatalık,taze fasulye babannemizde,barbunya canım eltimde,buğday,nohut ve mercimek yaylalarımızda,tüm meyve ağaçlarımız bahçelerimizde….çocuklar çok şanslı o konuda,karşı da deniz,hava temiz,insanları güzel……

Yolu  antalya mersin üstünden geçenler mutlaka bilirler burayı,hangi kapıyı çalsalar sera zamanıysa alırlar yetiştirilenlerden,yollarda portakal ve limon ağaçları vardır,dalları yerlere yatan,dibine meyvesi dökülen gelsin alsın diye yiyecek nasiplerini bekleyen…..

Her şey gönlünüzce olsun,sevgiler…

January 20, 2011 Post Under Benim Yazılarım, Kasabada Hayat and Mutfak - Read More

Kasaba da Hayat

Ayşegül Eyisoy

Ayşegül Eyisoy

İnsanın başına bir şey gelirse ,sanki herkesin başına gelmiş gibi hisseder ya da bulunduğu konumun özelliğinden hep o konuda bilgilere açık olur beyni,hiç farkettiniz mi?Diyelim ki hastasınız ,hep hasta haberleri duyarsınız,hatta hastalığınız ne ise hastaneye gittiğiniz de şakralarınız hep o yönde açık olur,hep gözleriniz kulaklarınız o hastalığa yakalanmış olanlara açık olur.Rahmetli annem guatr iken sanli herkesin guatırı var gibi gelirdi,kimle konuşsam hastanede guatr vardı ya da bağırsağında problem vardı ,bir süre dışarda yaşadı,o zamanlarda da sanki o hastalık artmış gibi geliyordu,hastane odasında çoğunluk hep o hastalıktan yatıyordu ve bağırsakları dışardaydı.Bazen doktorlar acaba pratik yapmak için mi geleni kesiyorlar diye beyniniz size oyun bile oynuyordu,düşünün artık….Annemin bir süre torbalarını hastane karşıladı,yoğun bakımdan çıkınca biz aldık,onun bile mafyası varmış.Dilek ismin de bir bayan geldi hemen,peşin para ile torba aldık 1 aylık,daha sonra 1 senelik aldığımız başka firmadan torba bile o parayı o bulmadı düşünün,o halinde bile insanın çarpabiliyorlarmış.

Neyse,laf lafı açtı,kasaba da hayattan nereye geldik..kasaba da sessiz sakin bir hayatımız var,deniz,kum,güneş,dalından sebze ve meyveler…tek lüksümüz internet ve yetiştirdiğimiz sebzelerimiz.1 ayda 600 kilo civarında biber satışımız olmuş,böyle kolay yazılıyor ama inanın çooook zor toplanıyor.Bir ağaçta bir sürü biber oluyor,benim gibi yere oturamayanlardansanız,iki büklüm toplarsınız ,sonra da iki büklüm gezersiniz.Bel ağrısından ölüyorum,haftanın 5 günü başındayız,1 günü çocukların temizliği,banyosu,bir gün evin temizliği,hazırlığı derken hafta bitiyor.Şikayetçi değilim yine de toprakla uğraşırken,düşünceleriniz düşüncelerinize karışıyor,kafanız dağılıyor.Toprak vücudunuzdaki tüm elektriği alıyor.

Biraz geliriniz varsa tam kafa dinlemeye değer yerler kasabalar…stres,gürültü yok,temiz hava ve huzur….kalın sağlıcakla

December 4, 2010 Post Under Benim Yazılarım and Kasabada Hayat - Read More
Page 1 of 212»
Blog Widget by LinkWithin