Archive for the “Damak Tadı” Category

Bir Taşınma Hikayesi

Bir taşınma Hikayesi

Bir taşınma Hikayesi

Selçuk Üniversitesi sayesinde Konya’yı ve burdaki güzel insanları tanıdım.10 senedir yaşamaya çalıştığım kasabadan bu Eylül ayında ayrılmak zorunda kaldım.Eşim de ben de üniversite mezunuyuz ama şirin tatil kasabamızda bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yoktu,direndik,günü kurtarmaya çalışarak çabaladık.Allah bağışlarsa 2 şekerim var biri 6 diğeri 8 yaşlarında,yaradan onlara ve tüm çocuklara hayırlı yazılar yazar inşallah,bahtları açık olur.

Okullar açılmadan Konya’ya taşındım.Burada kök salmaya çalışacağım.Hayat zor,kurtlar sofrasında mücadele edeceğiz.Ekmek aslanın ağzında hikayesi çürüyeli yıllar olmuş,nerede olduğu belirsiz,bulmaya çalışacağız.

Oğlum kızımla konuşuyordu geçen sabah,”abla,bu yaşadıklarımız bir rüya mı sence” diyordu.”Hayır kardeşim “dedi bilmiş prensesim”Rüya olsa duyu organlarımız çalışamazdı,tat alamazdık,hissedemezdik,dokunamazdık”….

Bu bir rüya olmasın,rüyaysa da hiç bitmesin

İyi bir pazar günü geçirmeniz dileğiyle,hayallerinizin gerçekleştiği bir ömür diliyorum,sevgiler…

October 9, 2011 Post Under Benim Yazılarım and Damak Tadı - Read More

Merhaba Dostlar

Ayşegül Eyisoy

Ayşegül Eyisoy

Mecburiyetten uzun bir ara verdiğim yayınlarıma tekrar dönebilmiş olmanın mutluluğu ile merhabalar efendim…

Cidde’de oturan sevgili kuzenimin bebişi oldu,sevgili Meral’imin bebişi oldu,kuzenimizin koluna platin takıldı,canım annemi ebedi istirahatine uğurladık:((

Hayat her an sürprizlerle dolu,bir karın ağrısı ile geçen sene bugün hastanelerde cebelleşirken bugün ölümünün 40.gününü yaşıyoruz,Allah kabul etsin arkasından okunan Kur’anları,duaları,mekanı cennet olsun,yaradan cennetinin en güzel köşesinde ağırlasın canım annemi…

Bugün yaşadığımız hayat,sahip olduklarımız yarın da var olacak sanırız,bazen erteleriz işimizi,yapmamız gerekenleri,yarının garantisi var gibi gelir,ölümsüzmüşüz gibi gelir,hiç aklımıza gelmez ölüm,hastalık…Sevdiklerimiz hasta olunca ya da sevdiklerimizi kaybedince içimiz yanar,acımızı derin yaşarız,hayatımıza yeni yönler vermeye çalışırız ama bir süre sonra eski düzen kapımızı tekrar çalar,her ay hastane acillerini ve mezarlıkları gezmek lazım ki,bu dünya da bu dünya için yaşarken asıl dünya için hazırlık yapmamız gerektiğini unutmayalım…

Sevgiler,saygılar

Gül ve Suyun Aşkı

gelin

gelin

Kadınlar çiçek gibidir.İlgi isterler,sevilmek isterler,anlaşılmak isterler.En değerli mücevherler gibi davranılmak isterler….

Gül suya aşık olmuş,dayanamamış aşık olduğunu söylemiş,zamanla su da güle karşı sevgi hissettiğini anlamış.

Gül suya,”seni seviyorum” demiş. Su “ben de” diye cevap vermiş.Ertesi gün gül yine “seni seviyorum” demiş,su “ben de ” demiş.Sonra ki gün gül “ama ben seni gerçekten seviyorum”demiş.Su “ben de” diye cevap vermiş.Gül hastalanmış,yataklara düşmüş,sararıp solmaya başlamış,su dayanamamış doktor çağırmış.

Doktor gülü muayene etmiş.Su endişeyle sormuş”neyi var doktor”

Doktor demiş ki;”çok hasta,yapılacak bir şey yok,gül çok susuz kalmış”

….

Kuru kuruya “seni seviyorum” demek yetmez,göstermek gerekir.Eğer kadın sevgiyi hissederse  rengarenk çiçekler açarlar,mis kokular yayarlar,ışıkları göz kamaştırır.Eğer sevgiyi hissetmezse günden güne sararıp solar,ışığını,renklerini kaybederler.

Sevgisiz geçmesin hayatınız,sevgiler bırakıyorum sayfama,dost meclisinden aldığınız gülüş ve sevgi içinizi ısıtsın,gününüzü güzel geçirsin diye,kalın sağlıcakla…

Page 1 of 512345»
Blog Widget by LinkWithin