Category — Benim Yazılarım

41345_429771302219_599367219_4813869_53438_n

Bu gece ellerimiz tüm insanlık için sağlık,huzur,başarı,barış için  ve Türkiyenin  iyi bir geleceği için açıksın,Kadir geceniz mübarek olsun arkadaşlar

September 5, 2010   No Comments

Özledim

diamadre

Dün gece seni gördüm rüyamda
Sarıldım sana sarılmış gibi boşluğa
Tenin hala pembe yanakların hala kırmızıydı
Kollarına aldın yine beni eskisi gibi
Saçlarımı okşadın yine
Gözlerimi bir açtım,kayboldu hayalin
Boşlukta gibi kaldım,kimsesiz ve çaresiz
Kendimi dışarı attım kime baksam sen vardın
Kiminin çantası,kiminin elbisesi,kiminin elleri,kiminin gözlerinde
Baktığım her yerde sen vardın,özledim seni anne
İnsanın annesi olmayınca kanadı kırık olurmuş gerçekten
Sanki hiç yaşamamışsın gibi
Sanki bu yollardan hiç geçmemişsin gibi
İzler silindi kaldırımlardan
Kalbimde hala bir korsun anne
Mekanın cennet olsun

Ayşegül EYİSOY-3 Eylül 2010

September 3, 2010   1 Comment

Annem

helva

helva

annemin helvası

annemin helvası

Fıstıklı un helvası

Fıstıklı un helvası

Tavuk Suyuna Pirinç Pilavı

Tavuk Suyuna Pirinç Pilavı

Benim Yazılarım

Benim Yazılarım

Annemi kaybedeli çok fazla zaman olmadı,hala alışamadım yokluÄŸuna…
Dün kızımla balkonda oturuyorduk,kendime kahve ona kakao yaptım,buz gibi içeceklerimizi yudumlarken sohbet etmeye baÅŸladık.Henüz 6.5 yaşındaki kızım yapacaklarından okuyacağı üniversiteden,iÅŸinden,baÅŸarılarından,evinden ve eÅŸinden kurulu hayallerini anlattı.Bir an önce büyümesi gerektiÄŸini ,yaÅŸlansam bile beni asla bırakmayacağını söyledi.Gözlerim doldu.Zamanı gelince benim de gideceÄŸimi söyledim,neden diye sordu,anlattım.Ben büyümek istemiyorum o zaman dedi.Büyümek zorunda olduÄŸunu,hayallerinin peÅŸinden koÅŸması gerektiÄŸini anlattım.Dualar öğreteceÄŸimi eÄŸer bir gün aranızdan anneanneniz gibi ayrılmak zorunda kalırsam beni her özlediÄŸinde dualar okursa rahatlayacağını dualarıyla benim de rahatlayacağımı söyledim.Yüzüme baktı”seni çok seviyorum anne”dedi ve sarıldı.

Heyecanlar,hayaller her çocukla baştan filizleniyor.

Annem geldi aklıma,benim de hayallerim vardı,her zaman yanımda olacaktı….insan varlık olarak güçlü aslında aksi halde nasıl dayanır ölüm acısına,sevdiklerini bir kez daha görmemeye,ölümler olmasa diyemiyoruz,zamanı gelince biz de gideceÄŸiz.Yaradan hayırlısını versin,yanımızda sevenlerimiz olsun o an geldiÄŸinde….

1999 büyük marmara depreminde annem bir yanına kardeÅŸimi bir yanına beni almıştı”buraya kadarmış çocuklar,kelimeyi ÅŸaadet getirin” demiÅŸti.Korkudan bir türlü tamamlayamamıştım,çok artçı yaÅŸadım aynı evde ve sonuncu bolu düzce depreminde kelimeyi ÅŸaadet getirip bir çok dua ettiÄŸimizde hala sallantı geçmemiÅŸti ve ev kibrit kutusu gibi sallanıyordu.Şükr ettik yine de….

Sene 2010 ve aylardan şubat,annemin son anlarında hep yanında olduk,dualarını okuduk,kelimeyi şaadet getirdik onunla sürekli,ellerini tuttuk,sevdiğimizi,yalnız olmadığını,korkmaması gerektiğini söyledik.

“Allahım dedim,sana canımdan çok sevdiÄŸimi annemi gönderiyorum,cennetinin en güzel yerinde misafir et,kabir azabı yaÅŸatma,ecel azabı çektirme,günahlarını affet”dedim dualarımın sonunda,bir yanım yaÅŸasın isterken bir yanım acılarına dayanamıyordu…..

Aramızda olmayan tüm annelerin mekanı cennet olsun,evlatlarına hayırlı kapılar yazsın yaradan,dayanma gücü versin…

August 4, 2010   2 Comments

Sevda Türküleri

sevda türküleri

sevda türküleri

Kaç zaman geçti aradan,hiç bir şeyin tadı yok

Renkler silindi,güneş çıkmaz oldu dünyamda

Hasret gittiğinde başladı,her an biraz daha arttı

Sevda türküleri çalınır oldu

Bir daha asla kahvemi şekerli içmeyeceğim

Bir daha  asla kimseye güvenmeyeceğim

Kimsenin beni üzmesine izin vermeyeceğim

Sahilde hafif bir esinti var bugün

Denizde balıkçıların ışıkları göz kırpıyor mehtaba

Sevda türküleri çalınıyor  uzak kıyılardan

Bu liman çoktan kapandı artık

Hoşçakal sevdam  hoşçakal

Ayşegül Eyisoy-31  Temmuz  2010

August 3, 2010   No Comments

Umut Yolcuları-4

Ayşegül Eyisoy 2 Ağustos 2010

Ayşegül Eyisoy 2 Ağustos 2010

Yıldönümleriydi,o gün sabahtan 1 haftadır uÄŸraÅŸtığı temizliÄŸi bitirmiÅŸti,sipariÅŸler için dışarı çıktı.Önce bir maÄŸazaya uÄŸradı,güzel bir kıyafet aldı kendine,daha sonra tamamlayıcı aksesuarları halletti,ayakkabı,çorap,çamaşır ve güzel bir çiçek kokusu olan parfüm…her ÅŸey güzel olsun istiyordu.Eve dönerken önce kasaba uÄŸradı,sonra markete daha sonra da günler öncesinden verdiÄŸi vanilyalı anaslı muhteÅŸem pastasını aldı ve bir taksiye atlayarak eve gitti.
Güneşli bir gündü ve güneş evin her yerini aydınlatıyordu.Bahçeli evlerini ilk alışları geldi gözünün önüne,evi çok beğendiği halde pahalı diye vazgeçmişti ama eşi ısrarla almıştı,senin için alıyorum demişti,ne kadar olursa olsun alacağım demişti.Mutfağın kapısı da bahçeye açılıyordu,karşıda deniz vardı.İşlerini bitirince ya denize giriyor ya bahçeye ektiği çiçekleriyle uğraşıyor ya da kitap okuyordu.
Mutfağa geçti hemen,yemekleri hazırladı.Eve son bir alıcı gözle baktı,her şey kusursuz olsun istiyordu.Masayı hazırladı,çiçekleri yerleştirdi.Hafif bir müzik ayarladı ve giyinmeye gitti.Önce duş aldı,sonra özenle üstünü giydi,saçlarını topuz yapıp özenle makyajını yaptıktan sonra beklemeye koyuldu.
Saatler geçti ama eÅŸi gelmedi.Saat gece yarısını çoktan geçmiÅŸti ki kapının açıldığını duydu,uyuya kaldığı koltuÄŸun üstünden,hemen fırladı yerinden….
EÅŸi hiç bir ÅŸey söylemeden gidip yattığında arkasından öylece bakakalmıştı.Bunca yıllık evliliklerinden önemli hiç bir günü unutmayan eÅŸi bu günü unutmuÅŸtu.BoÄŸazında bir ÅŸeyler düğümlenmiÅŸti,aÄŸlamak istedi ama olmadı….
Kesin bir şey vardı ama ne?

Hasan Bey sabah iÅŸe heyecanla gitmiÅŸti,canından çok sevdiÄŸi eÅŸine hediye almak için öğleden sonra izin almıştı.Bir taksiye atladı,önce berbere gitti daha sonra da alışveriÅŸ yaptıkları maÄŸazaya uÄŸradı.Karısının çok istediÄŸi ÅŸeyi aldı ama tam maÄŸazadan çıkarken maÄŸazanın kapısında yığılıp kalmıştı.Acil servis 112 aranmış ve hemen Hasan Bey hastaneye kaldırılmıştı.Tüm tahliller yapıldı.Doktor bey yanında bir yakını olup olmadığını sorduÄŸunda anlamıştı bir ÅŸeylerin olduÄŸunu ama konduramamıştı kendine,olmadığını söyleyince doktor biraz duraklamış sonra mecbur kaldığı için söylemiÅŸti.Fazla bir yaÅŸam ÅŸansının olmadığını,ciÄŸerlerinden kötü durumda olduÄŸunu ve hastalığın tüm bedenini sardığını öğrenmiÅŸti.Bugün olmak zorunda mıydı sanki?Neden yarın deÄŸil de bugün?Yıkılmış halde eve dönerken tüm hayatı gözünün önünden geçmiÅŸti,biricik aÅŸkını düşündü,ne yapmalıydı,eÅŸine söylemeli mi yoksa söylememeli miydi….sesini çıkarmadan yatağına yattı ve uyuyormuÅŸ unutmuÅŸ gibi yaptı…

Söyleyemedi….ama söylemek zorunda olduÄŸunu da biliyordu.Hayat gerçekten çok acımasızdı…

devam edecek…

August 2, 2010   3 Comments